CD|HOPARLÖR|INT AMP|KULAKLIK|PAKET|PHONOSTAGE|POW AMP|PRE AMP
Arama
ANDANTE -OCAK 2010

Merhaba, yalnızca “1” paragraf ile Hi-Fi dünyasında tercihimi neden QUAD markasından yana kullandığımı anlatmaya çalışacağım. BBC Eski Başkanı George Howard, İngiliz Ses Federasyonu Fahri Yöneticisi Lord Gowrie, Hi-Fi sektörünün en saygıdeğer kişilerinden biri olan Geoffrey Horn, Hi-Fi News yazarlarından Ken Kessler, Gramophone dergisinin bir ömür yazarlarından John Gilbert, Ear Yoshino amplifikatörlerinin üreticisi Tim de Paravicini, SME pikap ve kollarının yaratıcısı Alastair Robertson-Aikman, Spendor hoparlörlerinin eski sahibi ve Hi-Fi News dergisi yazarları Paul Messenger, büyük odyofil Gordon Hill, klasik müzik kayıt mühendisi Tony Faulkner, EMT stüdyo ekipmanları, Neumann mikrofonları -Thorens üzerinde büyük emeği bulunan Frank Hirsch, Audiofon’un kurucusu-Harmonia Mundi Amerika’nın kayıt mühendisi-Wilson Audio’nun Satış Direktörü Peter McGrath, Absolute Sound dergisi yazarlarından Paul Seydor, Sir Colin Davis, Nigel Kennedy, Stanley Kubrick, Sir Neville Marriner, Yehudi Menuhin, Ravi Shankar, Rod Steward, Fish, Tina Turner, Seal ve Memet Ali Alabora’ya değin pek çok sanatçı ve müzik endüstrisi mensubu neden yalnızca QUAD tutkunudur, hiç düşündünüz mü? Müzikle kalın, esen kalın.

ANDANTE -ŞUBAT 2010

Bu ay yine bir paragrafım var, sayın editörüm aslında bir paragraf bana çok bile geliyor gibi, sanki. QUAD’ı tercih ediyorum ve öyledir, konu kapanmıştır. Bu bir bağımlılık değil, bir tutku hiç değil, sevgi deseniz o da değil. Bunun adı belki QUADmania, daha da doğrusu QUAD kardeşliği. Peki, neden QUAD elektrostatik hoparlörlerini tercih ediyorum işte açıklaması: Teorik olarak, bir hoparlör hava ile temas halinde olmalıdır. Kutu hoparlörler ve kutu hoparlörlerin yapıları ise buna müsait değildir. Koni tipi sürücüler ve manyetik alanda hareket eden sarımlara sahip olan hoparlörler, günümüzde bir yarış içerisindeler. QUAD’ın elektrostatik hoparlörleri, sadakat dünyasında kimse ile yarışa girmez, yarışmaya ihtiyacı yoktur. QUAD elektrostatik hoparlörlerinde ses üretimini, insan saçının onda bir inceliğindeki çok hafif bir diyafram üstlenir. İletken materyalle kaplı olan bu diyafram eksi yüklüdür ve artı yüklü iki sabit elektrot arasında gerili bir şekilde durur. Ses sinyalinin dalga formu ile yükün boyutu değişir ve diyafram elektrotlara yaklaşıp uzaklaşır. Ve bu hareket sonucu ile ses üretimi gerçekleşir. Kaynak ne kadar yakın ise bilirsiniz, ses o kadar temizdir. Evinizde kullandığımız ses sistemi aslında bizim aynamızdır. Hoparlörler söz söyleme şeklimiz, amplifikatör güç kayanağımız, kablolar sinir sistemimiz, CD çalıcı ya da pikap ise bilgi işlem merkezimizdir. Bu kadın delirmiş olmalı diyenlere selam ediyor, gelecek paragraflarda görüşmek üzere huzurlarınızdan bu ay için ayrılıyorum.

ANDANTE -MART 2010

Ne kadar zor bir görevim var. Her ay neden QUAD’ı tercih ettiğimi yazmak durumundayım. Bu kadar çok üretici marka varken neden QUAD’da takıldım, estetik aşkı için olabilir mi acaba? Ya da seksüel evrim teorisi gibi düşünürsek, çocuklarımın da QUAD dinleyerek büyümesini istiyor olabilir miyim, ne dersiniz? “Duyum” dediğimiz kelimenin gelin bu ay biraz köklerine inelim; duyum kelimesini subquantumda birlikte seslendirip, neden QUAD’ı tercih ettiğime bir de estetiğin frekanssal değerleri ile bakalım. 18. yüzyılda yaşamış olan Alexander Baumgarten estetiği felseye kazandırır. Baumgarten’a göre estetik “Güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatı”dır. Almanların “ästhetisch”, Fransızların “esthétique”, İngilizlerin “aesthetics” dedikleri; bizim ise bugün “estetik” dediğimiz kelime eski Yunanca “αισθητικός” (aisthetikos)’dan gelmekte olup, duymak, hissetmek, algılamak manasını taşır. Latincesi “audire” olan estetik; yine duymak, hissetmek, algılamak manasındadır. Daha derinlere gidip Ural –Altay dil ailesini ziyaret edersek estetik kelimesinin karşılığı olarak au- kökünü buluruz. Hi-Fi dünyasında en çok ses getiren ve tüm zamanların en önemli duyumsal icadı olarak kabul gören Peter Walker’ın elektrostatik hoparlörü, bize Peter Walker’ın estetik anlayışını hissettirir. Peter Walker içindeki “doğru sesi bul” hissini dinlemiş, bu içsesi sayesinde en iyi amplifikatör devrelerinin ve patenti QUAD’a ait olan elektrostatik hoparlörlerin mucidi olmuştur. Orijinal sese en yakın sesi bulan Peter Walker’ın estetik anlayışına sonsuz saygılar sunuyor ve bu ayda huzurlarınızdan ayrılıyorum.

ANDANTE - NİSAN 2010

Manyetizma denince aklıma; Anton Mesmer, Maxwell’in denklemleri, Dünya’nın mıknatıssal alanı, pusula, kutu hoparlörler, süperiletkenler ve manyeto terapi geliyor. Tabii, hiçbiriniz “-Ahu manyetizma denince aklına neler geliyor?” diye sormamış olsanız da, bu ay size neden Quad elektrostatik hoparlörlerini tercih ettiğimi bir de bu bakış açısından anlatayım istedim. Manyetiklik ile ilgili ilk yazılı kayıtlar Çin’in M.Ö 4. yüzyılına dayanıyor. “Şeytan Ovası Ustasının Kitabı” adlı eserde: “Manyetit demiri çekebilir veya itebilir” yazmakta olup, 12. yüzyıla varıldığında ise yine Çinlilerin manyetit tabanlı pusulayı kullandıklarını biliyoruz. Manyetizma konusu, her konu gibi oldukça derin olsa da, Einstein’dan küçük bir alıntı yaparak konuyu en kısa şekilde özetleyelim. Zira bir paragrafım olduğu için herşeyi en öz hali ile anlatmam gerekiyor. Einstein’a göre, mıknatıssal güç, elektrik alanı içerisinde gerçekleşen bir huzursuzluğun, yüklere dik olarak etki edip onları eski konumlarına itmesidir. Bu huzursuzluk, ‘Görelilik kuramı’nın doğrudan bir sonucu olarak, temelde elektriksel bir olgu olarak ele alınır. Kutu hoparlörlerin içeriğinde bulunan mıknatıslar, bu huzursuzluğu en huzurlu şekilde ses sinyaline çevirmek için uğraşırken, sesin rengini pek çok kez değiştirirler. Ancak Quad elektrostatik hoparlörler; mıknatıs ihtiva etmezler, amplifikatörden gelen sinyali aynen ileterek, yüklü olan elektronlar ile ses sinyali sunarlar ve sesin renginde asla bozulmaya sebebiyet vermezler. Sözün kısası, Quad elektrostatik hoparlörler, huzursuzluğa yol açmadan saf huzur sunarlar. Gelecek aya dek, huzurlu ve mutlu günler dilerim. Esen kalınız.

ANDANTE - MAYIS 2010

Hifi dünyasında bulunan tüm ürünleri değerlendirirken, sundukları ses kalitesinin karşılığını fiyat/performans olarak değerlendirmek gerekir. Bu noktadan baktığımızda Quad’ın ses kalitesi en pahalı hifi ürününe değerdir. Kendisinden 10 kat pahalı ürünlerin olduğu dünya değerlendirmelerinde, fiyat performans oranına bakılmadan 1. olmaktadır. Gelecek aya dek huzurlu ve mutlu günler dilerim. Esen kalınız.

Kullanıcı Girişi
- Yeni Üye Ol
- Şifremi Unuttum
Beni Hatırla
   
Gizlilik İlkesi & Yardım
Mikrop Gramofon
Akçaağaç Sokak No:1/1A Acıbadem/İstanbul
Tel : +90 216 545 0386
GSM : +90 532 343 9328
Fax : +90 216 326 3920
Email : info@mikropgramofon.com

(C) Tüm Hakları saklıdır. 2005, Mikrop Gramofon
Designed by Kalmera.net
Trusted SSL Certificate