CD|HOPARLÖR|INT AMP|PAKET|PHONOSTAGE|POW AMP|PRE AMP
Arama

Quad ESL 989

 

 

1982 yılından bu yana tüm dünya üzerinde en çok tavsiye edilen ve satılan hoparlörlerden biri olan Quad ESL 63; denge, müzikalite, berraklık ve uyum özellikleri ile diğer hoparlör üreticilerini her zaman kıskandırmıştır. ESL 63, aynı zamanda üretim ömrü boyunca, kendisi gibi en üst sınıfta yer alan diğer hoparlörlere kıyasla çok makul bir rakam (4,000 GBP) karşılığında satışa sunulmuştur.

 

Quad ESL hoparlörleri, 1957-1982 yılları arasında ESL 57, 1982-1997 yılları arasındaysa ESL 63 modelleriyle, diğer üreticilerin hayal bile edemeyecekleri 100,000 adetlik üretim rakamına ulaşmayı başardılar. Quad’ın imza attığı Hi-Fi tarihinin bu en büyük başarısı, yıllar boyu tüm Quad severlerin gurur kaynağı olagelmiştir.

 

Peter Walker’in tasarım çalışmalarına başladığı 1963 yılı, Quad’ın ESL 63 modeline isim babalığı yapmıştır. ESL 63’ün araştırma, geliştirme ve yapım aşaması tam 18 yıl sürmüştü. (Quad ürünlerinin ortalama ömrü 15 yılın üzerindedir)

 

Quad (Quality Unit Amplifier Domestic)’ın meşhur ESL 63 hoparlörlerinin sonunu da Avrupa’nın yeni CE standartları getirdi. ESL 63 standartları CE kriterlerine uymayınca üretim durduruldu. Bunu takip eden birkaç yıl, Quad’ın karanlık yıllarıydı. Art arda el değiştirmelerin ardından Firma, 1957 yılından beri yaptığı işe yani full-range ESL üretmeye başladı. Stereophile dergisinden Larry Greenhill’in Kasım 2002 (Vol.25, No.11) testinde söylediği gibi, bu geri dönüş, beraberinde pek çok yeni yatırım ve ar-ge faaliyeti getirdi. (Hemen belirtelim, LG bu testten sonra ESL hoparlörlerini satın aldı). Ben de Quad’ları iki haftadır dinliyorum ve diyebilirim ki bunlar, fiyat sınırı olmaksızın piyasadaki en iyi hoparlörlerin arasında.

 

Aslında ESL 989 ve ESL 63 arasında, ESL 63 ve ESL 57’nin arasında olduğu kadar büyük bir dizayn farkı yok. İlk Quad ESL hoparlörü, “buluşların buluşu” olarak adlandırılıyordu yani başka bir hoparlörün daha iyi bir tasarımı ya da kopyası değildi. Dahası, ESL 57’ler hâlâ muhteşem ses veriyorlar ve diğer üst markalarla rekabet edebiliyorlar. Hatta kimilerine göre ESL 57, Quad’ın yaptığı en iyi hoparlör. Bu modelin berraklığı ve yarattığı gerçeklik hissi göz önüne alındığında, bu fikre katılmamak elde değil.

 

İlk üretilen Quad’ların birtakım problemleri vardı; crossover’ı düşük frekansları bir çift bas paneline gönderirken, orta frekansları daha küçük bir orta panele ve tiz sesleri aynı orta panelin daha küçük bir bölümüne gönderiyordu. Tiz frekansları ileten panelin boyu bu frekansların dalga boylarından epeyi büyük olması sebebiyle tiz sesler yayılmak yerine spot olarak yayılmadan (düz bir çizgi gibi) dinleyene ulaşıyordu. İlk 400 Quad mono olarak dinlenmek üzere satıldığından bu konu sorun olmamıştı fakat stereo müziğe geçişle birlikte Quad’ların tiz sesleri dağıtarak yansıtamaması, stereo efektler açısından sadece bir kişinin hoparlörün gerçek kalitesinde müzik dinlemesine yol açıyordu.

Quad’ın yaratıcısı ve baş tasarımcısı Peter Walker’ın 1963’den 1981’e kadar uğraştıktan sonra bulduğu çözüm ise neredeyse kendi başına bir devrimdi. Sinyali crossover’a gönderip oradan da basları bas statoruna, tizleri de tiz statoruna göndermek yerine, tüm sinyali crossover üzerinden geçirmeden direkt olarak büyük bir panelin ortasında bulunan dairesel bir statora gönderdi. Daha sonra aynı sinyali daha büyük boy zaman gecikmeli dairesel statora göndererek çözümledi. Her Quad hoparlörde bu şekilde iç içe geçmiş yedi adet zaman gecikmeli stator bulunmaktaydı.

 

Bu çözümün önceki modele göre birçok avantajı vardı. Teorik olarak ideal küresel dalga formu yaratması, müziğin nokta kaynaktan ve hoparlörün çok arkasından çıkıyor hissi uyandırması, elektronik crossover devresinin kullanılmaması, tiz seslerin düzgün dağılımının sağlanması ve daha derin bas tepkisi, dinamik aralığın yükselmesi, diğer panel hoparlörlere göre distorsiyonun azalması gibi.

         

ESL 63 ve ESL 989 modellerinin arasındaki dizayn farkı ise devrim yaratacak boyutta değildi ama bir diğer yönden ESL 989, hem standart ESL 63’ten, hem crosby modifikasyonlusundan hem de ESL 63 Gradient Sw 63 Subwoofer combosundan çok daha iyi bir hoparlör. Benim 5 mt x 7 mt x 3 mt ölçülerindeki dinleme odamda daha önce hiçbir hoparlörden duymadığım bir keyif, melodik ritim ve drama özelliklerini gördüm. Ayrıca berraklık ve düşük distorsiyon gibi özellikleri de en iyi olduğunu iddia eden hoparlör üreticilerini utandıracak seviyede. ESL 63’ten daha açık ve natürel olmasının yanı sıra orijinal ESL 57’ler gibi mutlak gerçeklik hissini de verebiliyorlar. Bas özelliği ise bazı en iyilerine göre biraz aşağıda olmasına rağmen şaşırtıcı derecede iyi. Sonunda karşımıza Quad bası verebilen bir Quad hoparlörü çıktı. Çok basit anlatımla, daha önceki modele iki adet bas paneli eklenmesiyle bu bas performansı elde edilmiş.

 

Quad ESL 989, önceki modellerden çok daha iyi ve kaliteli malzemelerle yapılmış. Bu kaliteli malzemelerin hoparlörün ses kalitesini arttırdığına şüphe yok. Larry Greenhill’in de testinde belirttiği gibi, koruyucu ızgaranın daha mukavemetli olması dışında koruyucu ızgara delikleri de sesi daha iyi iletecek şekilde yapılmış. Bunun dışında membran çerçevesi kalitesinden tutun binding postlara kadar her parça çok kaliteli seçilmiş. İç kablolamada ise Audiophile sınıfı kablo kullanılmış.

 

Yerleşim

 

Kendi dinleme odamda düzgün bir frekans eğrisi ve tatmin edici bir bas seviyesi yakaladım. Genel olarak, her ne kadar dinleme frekanslarının düzgün çıkması ilk hedefim olsa da hoparlörden her şeyi en iyi şekilde almaya çalışırım. “AudioControl Sa3050 Spectrum Analyzer”ımla yaptığım ölçümlerde Quad’ların benim odamda 31.5 hertz’e kadar düzgün, 25 hertz’e kadar da kabul edilebilir bas çıkışı olduğunu gördüm. Quad’ların içe doğru olan açısını arttırdıkça imaging’in arttığını gördüm fakat açı arttıkça bas seslerdeki tokluğu bir parça kaybettim. Fazla açının sesleri birbirine karıştırdığını fark ettikten sonra 5 derece civarı içe dönük pozisyonda karar kıldım. Bu test sırasında ilginç bir olay oldu. “Spectrum Analyzer”ımla ölçüm yaparken Quad’ların grafik performansları, ayarları hassaslaştırmama rağmen hiç değişmeyince, bir an için “Spectrum Analyzer” bozuldu zannettim. Quad’ların ölçümleri beklediğimden çok daha iyi sonuç verdi. 

 

Dinleme

 

ESL 989’ları elektriğe bağladıktan bir saat sonra ilk dinlemeyi yaptım. Pürüzsüz ses ve düzgün stereo imaging beni çok etkiledi. Eh ne de olsa Quad dinliyordum. Ama gerçeği söylemek gerekirse beni gerektiği kadar müziğin içine çekmediler, fazla etkilenmedim. İlk başta ses sekerli, üzerine saten bir örtü örtülmüşçesine derinden, yumuşak ve sıcak geliyordu ama bende, müzikte gerçekten olup bitenleri kaçırdığım hissini uyandırdı. Dinlemenin üçüncü gününde bu hoparlörler hakkındaki kanaatim iyiye yönelik epeyi değişti. İlk günkü fikrim, hoparlörlerin yeterince kırılmadığından mı, yoksa elektrostatik diyaframlarının yeteri kadar yüklenmediğinden mi, ya da benim psikoakustik olarak sürekli dinlediğim hoparlörlerin gerçekten de çok textured olmasından mı kaynaklanıyordu bilemedim fakat ses kesinlikle iyileşti.

 

Quadlar sadece iyi müzik yapmakla kalmadılar, aynı zamanda çok ahenkliydiler. Bir hafta boyunca her gün saatlerce dinlememe rağmen genelde testlerde yaşadığım o sürekli dinlemenin verdiği sıkılma, yorgunluk ve bitkinliği yaşamadım.

 

Ritim konusunda daha az memnun kaldığımı söyleyebilirim, ama sadece biraz. Modern rock parçalarını iyice dinledikten sonra Quadların bu ritim sınıfındaki ultra iyi hoparlörlere kıyasla çok  az zayıf kaldığını hissettim. Yine de ortalama hoparlörlerden daha iyiydi.

 

Quad’ın bas kalitesini inanılmaz derecede iyi buldum. Daha önceleri Lowther horn hoparlör ve Linn Sizmik sub-woofer kombomdan çok iyi bir bas performansı aldığımı düşünsem de çok yanıldığımı anladım ve Quad’ın bas kalitesini dinledikten sonra durumu daha iyi gördüm. Burada yanlış anlaşılmaya neden olmayayım. Lowther Linn kombosu derin baslarla birlikte oldukça iyi fakat Quad’la canlı bas yaylısı önde olan bir yaylı çalgılar kaydını dinlediğimde dünyam değişti. Hayatımda ilk olarak mid basların ve derin basların ayni kumaştan kesilmişçesine bir  olduğunu duydum.

 

Bütün bu dinleme boyunca hoparlörlerde hiçbir stres, gerilme ve seste bozulma duymadım. Kabul etmek lazım ki ben çok yüksek sesli müzik dinleme taraftarı değilim. Her şeyi  mümkün olduğunca  gerçeğiyle aynı seviyede dinlemeyi seviyorum.

 

Sonuç

 

En üst sınıfta bir hoparlör bakıyorsanız, Quad’ın derin bas frekansları ne kadar verebildiği, kafanıza bir soru olarak takılabilir. Her ne kadar bu hoparlörler 20-25 hz seviyelerinde yetersiz  kalsalar da, verebildiği basları inanılmaz kalitede bir bütünlük içinde yansıtıyorlar. Ayrıca Larry Greenhill’in de yaptığı gibi her zaman için bir Velodyn DD18 subwoofer’la kombine etmek suretiyle hem en düşük bas sesleri alıp hem de dinamik aralığını arttırabilirsiniz. DD18’le birlikte gelen mikrofonlu spectrum analyzer’in Quad-Velodyn’le uyumunun mükemmel olduğunu duydum.

 

Asıl amacımızın albümlerimizi dinlerken sürekli olarak müziğin içine girebilmek ve keyif almak olduğunu unutmayalım. Quad bu konuda tek kelimeyle muhteşem. Benim müzik dinlemeyi çok seven eşim de bu süre zarfında sürekli Quad’dan müzik dinlemeyi istedi. Hatta dinlerken, “Bir hoparlör böyle ses vermeli” diye sık sık yorumda bulundu. Ona katılmamak elde değil.

 

Bu hoparlörler alınmadan önce mutlaka evinizde dinlenmeli. Odanızın hacmi ve hoparlör yerleşimi Quad’a uyarsa siz en iyinin en iyisini elde etmiş olursunuz. Tabii bu hoparlörlerin yerleşimi için biraz zaman ve çaba harcamanız gerekiyor.

 

Beğenin ya da beğenmeyin fakat Quad’ı çok sevdiğim 300B ampliyle sürmek mümkün değil. Her ne kadar Quad düşük ses seviyelerinde muhteşem ses verseler de sürekli olarak çözüm sunmalarına imkan yok. 17 watt’lık muhteşem Audio Note P2SE ampli, Quad Esl 57’yle muhteşem ses vermesine rağmen, Quad 989 için biraz zayıf kalıyor. Benim tavsiyem Quad’ı en az 30 watt’la sürmeniz. Bu arada ben önemli bir karar verip, bu hoparlörü satın aldım ve sistem referansım yapmaya karar verdim.

 

Eğer Quad ESL 57 Jaguar E modeliyse, Quad 989 da brembo frenlerle, dinamik stabilite kontrol, altı vitesle donatılmış bir Jaguar XKR coupe. Her ne kadar E modeli efsanevi bir araç olsa da yeni Jaguar sadece her yönüyle eskisinden daha iyi değil aynı zamanda paranın alabileceği en iyi arabalardan biri. Ben genelde burnumu başkalarının işine sokmamayı prensip olarak edinmişsem de (Özellikle Hi-Fi sektöründe) yine de Quad dışında 7,000 Euro-10,000 Euro arası bir hoparlör satmaya çalışan satış elemanı yerinde olmak istemezdim.

 

Art Dudley (Çev: Hakan Burkut ve İzzet Kohen)

 

Yukarıdaki yazı, Stereophile dergisinin Mayıs 2003 tarihli sayısından çevrilmiştir.

Kullanıcı Girişi
- Yeni Üye Ol
- Şifremi Unuttum
Beni Hatırla
   
Gizlilik İlkesi & Yardım
Mikrop Gramofon
Akçaağaç Sokak No:1/1A Acıbadem/İstanbul
Tel : +90 216 545 0386
GSM : +90 532 343 9328
Fax : +90 216 326 3920
Email : info@mikropgramofon.com

(C) Tüm Hakları saklıdır. 2005, Mikrop Gramofon
Designed by Kalmera.net
Trusted SSL Certificate